En iyi huylu kedisi idi dünyanın....

4 Eylül 2010 Cumartesi

Yemek Daveti Verenlere Bir Alternatif.....

Sabah yazmayı unuttum.
Sevdiğim bir arkadaşım kendi evinin mutfağında (çok çok temiz şartlarda olduğuna kefilim ben) isteyenler için yemek yapmaya başladı.
Kendisi başka bir sektörden taze emekli olup en çok sevdiği işi yapmaya başladı.
Eğer tatmin edici siparişler alırsa bu işi devam ettirecek.Çok hevesli ve çok heyecanlı.
Belki bir yemek davetiniz vardır.Bazı yemekleri yetiştirmeniz zordur veya başka sebepten bu konuda yardım almanız gerekir....
O zaman benim arkadaşımın blogunu bir ziyaret edin derim..
Sizi mahcub etmeyeceğini adım gibi biliyorum.
İşte bu adreste kendisi:

http://www.evdeyemekyapiyorum-tina.blogspot.com

Konuklarım vardı dün...



Bu post 4 Eylül 2010 Cumartesi sabahı 9.30 da yazılıyor.
Fakat eminim bilgisayarım bunu 3 Eylül Cuma olarak gösterecek.Öğleden sonra yazdıklarımı doğru gösteriyor.E her gün de öğleden sonra yazamam ki ama aaaa...
Neyse..Dün konuklarım vardı.Yani 3 Eylül Cuma günüydü..
Öğleye doğru geldiler.Oyacan,Çiğdem ve Elif.
Çok güzel bir gündü bence.
Sohbet,az dolaşma,çay,kahve, vs..
Saat 16.00 ya doğru yola koyulduk peş peşe.
Bu resim de havuzun yanında Elif kurbağaların resmini çekmeye çalışırken...
Atölye beni bekliyor.
Bugünkü programda 3 Kg. Damla Sakızlı Sabun ve de bir o kadar da Lifli Sabun var.
Stoklara bakıyorum,hangisi azaldıysa onu yapıyorum zaten.
Hepimizin günü güzel geçsin diyerek uzaklaşıyorum...

2 Eylül 2010 Perşembe

İlk hasat 2 Adet Lif Kabağı...




Biraz önce (şu an saat:12.35) sebze bahçemize doğru gittim.Giderken yolda Lif Kabaklarımızdan 2 tanesinin olgunlaştığını fark etmez miyim?
Hemen makasla kestim o ikisini.
Altta soyulmamış hali,üstte ise soyulmuş hali görülmekte.
İçleri de tohum dolu.Mutfak bezimin üzerine yatırdım.Bir kaç gün kuruyacak.
Sonra kullanıma hazır.Faydalarını bilenlere ve sevenlere de vereceğim.Diğerleri de sabunların içine girecekler..Lifli Sabun olmaya..:)
Geçen hafta bunların bulaşık süngeri olarak da kullanıldıklarını öğrendim.
Çok iyi bir fikir bu bence.Makasla kolayca kesilebiliyor.İstediğim büyüklükte keser kullanırım.Doğal Bulaşık Süngeri...
İpeğimizin durumunu sordum şimdi Veterinerimize.Sabah kötüleşti,vucut ısısı çok düştü dedi.Sonra ılık serum ile takviye etmişler.Şimdi fena değil ama çok ümit veremem dedi.Kan tahlilinde Lökosit yüksek çıkmış.Antibiyotik de başlamışlar.
Durumu ile ilgilenip soranlara çok teşekkür ederim.Durum budur..
Hoşçakalın..

1 Eylül 2010 Çarşamba

İpeğimizin biri hastalandı..:(





Dün Veteriner ağabey aşı yapmaya geldi İpeklerimize.Fakat tek erkek olanın hasta olduğunu farkettik.Karnı çok şiş ve kendisi de çok durgun idi.
Aşısı yapıldıktan sonra kliniğe gitmesine karar verildi.
Depomuzda bir kedi taşıma kutusu vardı.Onun içine koyduk yavrumu.Giderken bana melül melül bakıyordu.Akşam telefon ettim.Karnından 10 cc su alınmış.Yaş mama verdik,yedi dediler.Bugün de 10 cc alacaklarmış.
İnşallah sağ salim döner yavrum..
Çok üzüldüm güzelime.
Vet. de beni teselli etti.Siz bunları almasaydınız şimdiye kadar bunların hiç biri yaşamazdı falan dedi.
Bakalım ne olacak?
Allah şansını açık etsin.
Bu resimleri 15 dakika önce çektim.Erkek kardeşleri yok burada yani.
Kız kıza takılıyorlar..:)

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Zefiranthes'ler ve Episcia'lar....




Dolaşırken bu 2 bitkiden bahsetmediğimi farkettim.
-İlk resimde görülen narçiçeği rengi çiçekler açmış olanı Episcia.Türkçe ismi olmadığı için yazamıyorum.
Güneşi çok seviyor.12 ay boyunca çiçek açar.Yazın balkonda veya bahçede durabilir fakat havalar serinleyince içeri girmesi gerekiyor.
-Diğer bitki ise Zefiranthes.Bu ise hem iç mekanda hem de dış mekanda rahatlıkla durabilen soğanlı bir bitki.Bu aylarda çiçek açıyor.Pembe çiçeklisi de var fakat bizde yok.O yüzden size gösteremedim.Kışın çiçeği olmaz.Fakat yapraklarını dökmez.
Bir kaç sene önce bir arkadaşımın evinde (evin içinde) görünce anladım ki iç mekanda da yaşıyormuş bu arkadaş...
Zefiranthes de bordür içlerinde çok güzel oluyor.Bordürün içini tamamen dolduruyor ve çok hoş görünüyor.

Bugün güzel bir serinlik ve biraz da esinti var.Biraz önce azıcık çiseledi hatta,fakat sonra vazgeçti..:(
Ben işlerime döneyim artık.

Bugün 30 Ağustos ,her yer tatil fakat biz yine işbaşındayız..(

Hoşçakalın,güzel bir Bayram Günü olsun hepimize inşallah.

27 Ağustos 2010 Cuma

Kokina,Liriope,Eucalyptus vs






Bu sabah biraz bilgi verici bir post olacak galiba.
-Yılbaşı yaklaşırken bizim yol kenarlarında tezgahlarını açan esmer çiçekçilerimiz Kokina diye bir çiçek satarlar.Bu bitki aslında 2 bitkinin birbirine monte edilmesiyle oluşmuştur.
Ruscus Aculeatus (ilk resimde görülüyor) + Smilax (=Dikenucu=Silcan)
Ruscus'un da kırmızı, iri (nohuttan biraz iri)meyvesi oluyor sonbaharda.Meyvesi oluşunca buradan size resmini gösteririm unutmazsam.Fakat bu meyveler her dalda sadece birer tane olur.Daha bol görünsün diye midir neden bilmiyorum,bizim çiçekçi arkadaşlarımız bu Ruscus dallarının uçlarına Smilax meyvelerini bağlarlar...Hem de bağlarken kırmızı iplik kullanırlar.Canlarım yav..Asortik olsun diye herhalde....
-Dün bahsettiğim alacalı İlex'i bugün düz yeşil İlex ile beraber resimledim.
-Bu da Liriope Muscari.Çok güzel bir bordür içi bitkisidir kendisi.Yaz kış yapraklıdır.(Yani herdem yeşil..Bu deyimi sevmem ve hiç kullanmam nedense.Yaz-kış yapraklı demek daha güzel ve açıklayıcı oluyor bence)Bordür içini çok hızlı doldurur.Ağustos ayında çiçeklenir.Bordür içleri için önermemizin sebebi;açık yere dikilince çok yayılır ondan.Kontrolden çıkar.
-Gelirken yol kenarında bir Eucalyptus fidanı görüp onun yapraklarını yakından görüntüledim.Burası kışın bu bitki için epey soğuk olduğundan bunlar da kış gelince seraya giriyorlar.Bu sebepten de (böyle bir içeri ,bir dışarı taşınmaktan)
saksılarını fazla büyütemiyoruz.Kolay taşısın arkadaşlar diye.Dolayısıyla da güzel gelişemiyorlar burada.Hani Marmaris'e girerken yolun iki yanındaki ağaçlar var ya.. Eucalyptus'lar işte bundan.Tabii onlar orada gayet mutlu anıt ağaç olma yolundalar...
Ben Etiler'e gidiyorum birazdan,yeni bir iş var onun yerine bakmaya.Teklif hazırlamak için keşif yani..
Hoşçakalın,serin serin kalın.

26 Ağustos 2010 Perşembe

Alacalı İlex...ve İpeklerimin son resmi





-Biraz önce İpeklerimin yanına gittim.Kudurup duruyorlar bir de bol miktarda ortalığı batırıyorlar.Dün öğleden sonra 3 tanesi barınaktan çıkıp gelmesinler mi yanımıza....Çok korktum .Eğer bizim yanımıza değil de Merkeplerin oraya gidip kapıların altından onların yanına girselerdi yanmıştık....Allah korudu yavrularımı şükürler olsun.Onlara nasıl yuva bulacağımı bilmiyorum.
-Dolaşırken şu İlex'i gördüm.Çok şık çalı türü bir bitkidir.Yaz kış yapraklıdır en güzel tarafı.İlkbaharda çiçek açar sonra da kırmızı renkte boncuklar yapar.Bunun yeşil yapraklısı da var fakat alacalı olanı daha dekoratif değil mi?
-Diğer resimdeki Şampuanlar da erkekler için.Mor Şampuanımızdan farkı rengi ve kokusu.Tarçın,Karanfil,Zencefil ve Ardıç kokularının bir karışımı..Güzel kokuyor bence.Ama tabii Kuzgun'a yavrusu Şahin gibi görünürmüş ya..:)
Veya başka bir deyişle:Oklu kirpi yavrusunu Pamukçuğum diye severmiş de denilebilir bu duruma.
Fakat tek Şampuan etiketimiz olduğu için üzerinde saçını yıkayan bir KADIN resmi var:)Onu da çözmemiz lazım.Yakında hallederiz sanıyorum.
Şimdilik herkese serin kalın diyorum.