En iyi huylu kedisi idi dünyanın....

24 Ekim 2010 Pazar

Hurmalar neredeyse oldu gibii...:)





Dün öğleden sonra eve dönünce hurmalarımızın son durumunu resimledim de onu gösteriyorum buradan.
Turşumuz güzel olunca 2 kavanoz daha alıp onlara da Acur ve Kornişon kurdum.
Diğer resimde de Kumkuvat reçelimizin kaynamaya başlamadan önceki pozu görülüyor.
Bu sene çok Kumkuvat var ağacımızda merak etme O..... :)

Bugün Pazar,ben işe gitmiyorum tabii.Torunumu bekliyorum.
Hepimize mutlu Pazar'lar....

23 Ekim 2010 Cumartesi

Porsuk,Sinameki vs....






Cumartesi oldu bile.Bu hafta sanki çok çabuk geçti gibi geldi bana.
Sabah gelince epey dolaştım..
İştee objektifime takılanlar...deermişiiimmm...:)
-Yeni bir Cotoneaster geldi bize.Bu onun resmi.Üzerinde gül kurusu rengi boncuk gibi meyveleri var.Üreteceğiz bunu.
-Bu sarı çiçekli ağaççık da Sinameki.Yaprakları kabızlığa karşı ilaç olarak kullanılır.Kış başına kadar yapraklı kalıyor sonra yapraklarını döküyor.
-Bunlar da Erkek ve Dişi Porsuk'lar.
Kırmızı meyveli olan dişi ağaç.Erkek ağaç bu kırmızı meyveleri yapmaz.Geçenlerde Leylak Hanım da blogunda resimlemişti o güzelim kırmızı topları.Ama onun çektiği resim harika idi valla.
Şimdilik hoşçakalın...

20 Ekim 2010 Çarşamba

Benim uslu Bülbül'üm....





Size anlatmamıştım ben.
Bu arada Bülbül'üm yine Vet. Kliniğinde bir kaç gün geçirdi..
Sebep karnının çok şiş oluşu ve de büyüme geriliği.Bu defa daha ileri kan tetkikleri yaptılar ve de dün geri geldi kuzucum.Hakikaten de büyüme hormonlarının biri çok eksikmiş bunda meğer..:)Karın şişliğine de o sebep oluyormuş.Domuz Yağı bulabilirsek iyi olacak.Domuzyağında büyüme hormonu varmış!Duymuş muydunuz?
Başka bir köpeğin sahibi Eminönünde bir kasapta bulmuş,şimdi Vet. ağbimiz onu öğrenip kendisi bulmaya çalışacak sağolsun.Her gün yemeğine bir çay kaşığı katacağız bulunursa.
Çok sakin bir çocuk bu bizim Bülbül.Bugün Sabun Kurs'u vardı burada.Onu benim odada bıraktım.Hiç ses yok yavrumda.
Bir kere bile mızıklamadı maşşallah.Sus oğlum deyince anlıyor.
Şimdi de uyuyor.Ben birazdan eve gideceğim.Hergün giderken ona Bay Bay Bülbül diyorum.İşte o zaman mahsun mahsun bakıyor kuzucuk..
Ne yapalım bu odada kalamayacağım için mecburuz..

Hoşçakalın.

16 Ekim 2010 Cumartesi

Bıttım,Kahve ve Biberiye Sabunları.....







Bu hafta sabun yapımı açısından epey verimli çalıştım bence...:)
5 farklı sabun yaptım.
Her gün 1 çeşit yaptığıma göre 5 gün çalışmışım demek ki..
-İlk resimdekiler yine Bıttım fakat 5 yağlı Bıttım bunlar.Rengi de krem rengi oldu.
Güzel oldular.4 hafta kuruyup olgunlaşmaları gerekiyor.
-İkinci resim bu sabah yaptığım Biberiye Sabununun bulaşığı.Bu tencere,tahta kaşık ve plastik spatula hemen yıkanmaz.Yakıcıdır hala.Ama yarın yıkarsanız hem çok güzel köpürür,hem de ellerimizi de hiç yakmaz.Bu sebepten hep bulaşık tencereyi ertesi gün yıkarım ben.Mesela bu sabah gelince dün yaptığım Kahveli Sabunun bulaşığını yıkadım önce.Sonra da Biberiye'liyi yaptım.Yarın yokum,demek ki Pazartesi günü sabah gelince de önce bu nun bulaşığı kaldırılacak sonra da Meyan Kökü Sabunu yapılacak.
Bu hafta başında bir bloknota yapılacakları yazdım.Aciliyet sırasına göre.Bu şekilde çok programlı oldu.Stoklara bakıyorum ve hangisi azaldıysa ona öncelik veriyorum..
-Üçüncü resimde dün yapılan Kahveli Sabunlarımı görüyorsunuz.Güzel bir mutfak sabunudur.Mutfak lavabosunda bulundurulmasının sebebi ellerdeki soğan,sarımsak ,balık,karides vs gibi kokuları yok etmesidir.İçinde bildiğimiz ince çekilmiş Türk Kahvemiz var.
-Dördüncü resimdeki ise bu sabah yapılan Biberiye'li Sabun'un minik silikon kek kalıplarına dökülmüş hali.
-Son resimde ise aynı Biberiye'li Sabun normal sabun kalıplarında görülüyor.Bu resmi sabunu döktükten 2 saat sonra çektim.Sabun önce şeffaf Jel halini alır ,sonra da opaklaşır.Bunu göstermek için minik kek kalıplarını kullandım .O kalıplar küçük olduğundan Jel hali geçmiş ve opaklaşmışlar gördüğümüz gibi...
Yarın kalıplardan çıkmaya hazır olacaklar fakat ben Pazar günleri gelmediğim için onları Pazartesi günü çıkaracağım...
Bu bekleme süreci çok heyecanlı oluyor.Veya benim için böyle diyeyim.
Eskiden,sabun yapmaya yeni başladığım dönemde bu Atölyem yokken yani,evimizin mutfağında yapıyordum.Gece bile yatağımdan kalkıp gidip bakıyordum nasıl gidişat diye..Bu da bir hastalık herhalde.Tıp dilinde bu hastalığın bir adı vardır fakat ben bilmiyorum...:) Tek bildiğim insanın bir hobisi olmasının çok güzel bir şey olduğu.
Bu sayede en sıkıntılı ve kötü günleri bile insan daha kolay atlatır derim ben..

Hoşçakalın.

Ek: Resimlerin ters olduğunu farkettim ama zamanım yok.
Yani 1 var ya 5 olacaktı...
Pardon ....

13 Ekim 2010 Çarşamba

Hurmalarda Son Durum...






Eve bir geldim ki ne göreyim?
2 tane hurma yerde duruyor,sapları ise ipte asılı...
Karga olabilir.Allah vere de yarın da devam etmese...
Gördüğümüz gibi kurumaya yaklaştılar sanki...
İyi akşamlar...

Ağaç Küpesi ,Yavru Ceviz vs...







Bugün epey kapalı bir hava var burada.Ara ara da çisil çisil yağıyor.
Cumartesi günü biz allahtan 3 Seramızın üzerine örtülerini kapamıştık.İlkbaharda açıp bu zamanlar kapatıyoruz örtülerini.Bu 3 Serada dolaştım az önce.Bazı resimler de çektim.
-İlk resimde Cycas Palmiyelerimizden birini görmektesiniz.Samandıra'da bu Palmiye türü kışın ancak sera içinde durabiliyor.
-İkinci resimdeki arkadaş 2 seranın arasında kendinden çıkmış bir Ceviz fidancığı...
Bu sanıyorum az ilerdeki büyük Ceviz ağacımızdan kopup gelen bir cevizden türemiştir.
-Üçüncü resimde Ters Dut ağacımız görülüyor.Daha yaprakları dökülmedi.Bir balerin gibi duruyor orada sanki...:)Değil mi?
-Dördüncü ve beşinci resimdeki de Abutilon (=Ağaç Küpesi)
Bu bitki de kışın Samandıra'nın soğuğuna dayanamayangillerden.Üstü örtülü serada durabiliyor.Yani:Kalorifer de isterim demiyor allahtan..Kışın yaprakları dökülüyor.Bu mevsim en gösterişli zamanı onun için resmini koydum buraya.

Dün sabahtan beri Bülbül'ümün yine karnı şiş.
Birazdan Vet. ağbi gelip bakacak bakalım ne var diye.Onun dışında neşesi yerinde ama neden böyle şiş bu çocuğun karnı bilmiyorum.

Hoşçakalın hepiniz..

9 Ekim 2010 Cumartesi

Trabzon Hurmaları Son Durum....





Eve gelince hemen mutfak balkonuna koşuyorum.Hurmaların durumuna bakmaya tabii.
Maşallahları var.Kuruyacaklar galiba sonunda eğer bir aksilik olmazsa.
Balkondaki küçük masamızın üstünde de turşularımız var.Bu sene ilk defa turşu yaptım ben uzun yıllardan sonra 2 küçük kavanoz.
Çocuklar küçükken de yapardım.Sonra epey bir ara vermişim.
Bu sene Samandıra'da çok biber oldu.Bir kısmını da turşu yapayım dedim.Nasıl yapıldığını bile unutmuşum.İnternetten bir tarif bulup yaptım ben de.

İyi akşamlar....