En iyi huylu kedisi idi dünyanın....

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Tarçın ,Zencefil ve Okaliptus....




Baktım Okaliptus'un seveni çok,ben de bu sabah Okaliptus'u Tarçın ve Zencefil ile kombinledim(??).
Bu kombinlemeye de amma sinir oluyorum ha....

Okaliptus ile kokulandırdım bu sabunu.İçine de yapım aşamasında toz Tarçın ve toz Zencefil kattım.
Kahverengi(Tarçın'dan sebep),güzel bir sabun oldu kendisi.Yarın sabah anlayacağım güzel mi olmuş çirkin mi.

Heyecanı da şimdiden beni aldı arkadaşlar yav.Ne olacak benim bu hallerim bilmiyorum .

Her şeye değil de sabunlarıma ve de çocuklarımla (koca adam ve kadın oldukları halde onlar hala benim çocuklarımlar)ilgili konulara çok heyecan yapıyorum nedense.

Epey olumsuzluk var etrafımızda zaten bari biz pozitif olalım.

Gazete okumak artık hiç cezbetmiyor beni.Evvelden gazete gelince kim önce okuyacak çekişmesi olurdu evde.Akşam 9.00 oluyor da gazete aklıma geliyor.

Bekir Coşkun'u okumadan yatmıyorum ama.Hatta bazı yazılarını kesip saklıyorum da.
Uzuuuuuuuun yıllar yazmasını dilerim.Ben de okuyayım inşallah.

Samandıra'daki arkadaşınızdan sevgiler....

14 Ağustos 2011 Pazar

Diş Buğdayı....

Dün Tuzla'da bizim evde (daha doğrusu bahçede)küçük torunumuza Diş Buğdayı yaptık ailece.
Yenilip içildikten sonra sıra geldi meslek seçimineee...
Önce kutunun içindeki hiç bir şeye dokunmadı,sonra birden minik tekneye yönelir gibi yapıp tutması en kolay olan oyuncak,plastik Stetoskop'u yakaladııı.Elinden 5 dakika kadar da bırakmadı.

Bundan sonra bebeğimiz paylaşılamadı nedense.....)
Millet, ilerde bana bakar diye(!) çocuğu kucaklarından indirmemeler ...
Nasıl da birden şefkat göstermeler filan başladı.İnanmıyorum yav..

Resmen ye kürküm ye olayı bu...:)

Güzel bir gün oldu.

Hepinize güzel Pazar'lar dilerim.Ağzınızın tadı hiç bozulmaz inşallah.

Doktorun Annanesinden Sevgiler...:))

12 Ağustos 2011 Cuma

Okaliptus Sabunu...




Okaliptus kokusunu çok severim.
Dün yaptığım da buydu işte.
Sabah bir girdim içeri her yer miss gibi kokuyor.
Bunların bir kısmını da Lif'li yaptım.Pimaş'tan kalıplarım var onların içine döktüm.Onları kalıptan Pazartesi günü çıkaracağım.

Tam bizim istediğimiz havalar geldi ne güzel.Seriin,ara ara yağmurlu...Çok güzel çok.

Allah ağzımızın tadını bozmasın diyelim ve halimize çok şükredelim.

Samandıra'daki delimsi arkadaşınızdan sevgiler...

11 Ağustos 2011 Perşembe

İpek Sabunları mühürlendi.







Dün sıra İpek Sabunu'ndaydı.Yani o azalmıştı.
O pembeler ipek sabunları.Bugün kesildiler ve de mühürlendiler.
Bugün yapılan üretim de yarın kalıplardan çıkacak.
O resimlerde görülen kalıplara döküldü bir kısmı.
Şimdi sakince yarını bekliyorlar.

Ben kaçıyorum..
Sevgilerimle...

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Her gün yeni bir yazı.....







Kendimi epey cevval ve de cabbar hissettim aniden...Her gün bir yazı eklemeler filan..:)
Yanlış anlaşılmasın ama sonra birden Duraklama Devri'ne girebilir yine bu garip arkadaşınız bak..
Koşa koşa (!) geldim sabah Tuzla'dan Samandıra'ya neredeyse...
Bu kadar koşmama değmiş kardeş valla.Yeşil Çay Sabunum var ya bakmaya kıyamazsın..Öyle yani.Hani denir ya:Bi olmuş ...bi olmuş....

Tabii hemen kesme aletimize alınıp dilimlendi.
Mühür faslımızı biliyorsunuz peşinden.
Bir baktım bu kalpli mühürü hiç denememiştim.Birine de onu basıverdim.
4 tane de ayıcıklı yaptım,çocuklar için.

Şimdi sebze bahçeme gidip bakayım olmuş Domates var mı diye.
Artık kışlık domateslerimi hazırlamaya başladım ben bu hafta.
Domatesleri kabuklarını soymadan ezici alete (bızzzt)koyup iyice eziyorum.Kabuklar da minicik oluyor böylece.Kabukların çok faydalı olduğu habire söyleniyor ya..
Sonra da küçük plastik bardaklara 2'şer kepçe koyup derin dondurucuya yerleştiriyorum.Bitti.

Gününüz güzel geçsin inşallah.

Samandıra'dan sevgiler...

9 Ağustos 2011 Salı

Yeşil Çay SAbunu...




Bu sabah 2,5Kg Yeşil Çay Sabunu yaptım.
Bu kalıpların her biri:1,250 Kg sabun alıyor.
Yani 20 Adet 125gr lık sabun oluyor.
Stoklara bakıyorum,hangisi azaldıysa ondan yapıyorum.Tabii bazan arada yeni denemeler de yapmıyor değilim.Eee ilim ve fen hiç ilerlemesin mi uşağum? demiş ya Temel.Ben de o hesap işte.
Bir ot görüyorum mesela hemen aklıma geliyor:Yav bunun sabunu da çok hoş olur be ağbicim diye hemen saldırıyorum olaya..:)
Bu da bir hastalık galiba..Tıpta bir adı vardır kesin..

Neyse ben şimdi heyecanla yarın sabahı bekliyorum..Sabah 8'de burada olup sabunuma bakarım artık ve de kesip mühür basarım.

Küçük sevinçler ve de heyecanlar da olmasa neye yarar ki bu dünya?
Değil mi?

Samandıra'dan sevgiler arkadaşlar.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Sabunlar,Yeni Kalıplarım.....







-Bu görülenler yeni kalıplarımız..Kendilerinden çok memnun kaldım.
Eski kalıbıma göre çok daha pratik.
Kalıpları ağaç işlerinde çok başarılı olan bir yakınımız yapıyor.Cango'muzun kulübesi de onun elinden çıktı.
Kendisine buradan:Ellerine sağlık Hüseyin Bey diyorum..

-Bu koyu renk görünen sabunlar Bahçıvanlar ve de elleri çok kirlenen arkadaşlar için yapıldı.İçinde Kahve ve de Perlit var.Perlit peeling yapıyor,kahve ise kötü kokuları yok ediyor.Bir kaç tane de inekli kalıba döktüm.Çocuklar için diye..:)
Mesela burada bir Arda'mız var yaramazların başkanı adeta.Arda gibi olanlar için ideal.Ben ona sürekli el yıkama dersleri vermekteyim ve gayet de güzel gidiyoruz valla..))

-Açık renk görülenler ise Biberiye ve Yeşil Kil içeriyor.
Biberiye güzel bir Antiseptik,Yeşil Kil ise çok yağlı olan ciltleri normale döndürüyor.
Bu sabunların da çocuklar için ayıcık'lılarını yaptım zaten.
Temizlik olayı çocukken öğrenilirse çok faydalıdır....Demişler atalarımız:)

Rüzgarlı,güzel bir hava var burada.
Rüzgar alıp götürmüş o feci rutubeti.Ne güzel.

Mutlu ve sağlıklı,güzel Ramazan'lar dilerim hepimize...
Samandıra'dan sevgiler.