En iyi huylu kedisi idi dünyanın....

5 Ekim 2011 Çarşamba

Nihayet Atölyeye Girebildim...





Atölyemde bir defterim var..Akıl defteri gibi bir şey.
7 senedir yaptığım tüm sabun,şampuan,krem vs yi yazdığım bir defter işte.
Dün bir de baktım ki en son sabun yapmak için Atölyeye girdiğim tarih 1 Eylul 2011 ...:((
Korkunç bir tembellik bu dedim ve dün Isırgan Sabunu ile siftah ettim.
Üstelik önceden bize sabun mühürümüzü hediye eden arkadaşımız başka bir mühür daha getirmişti ve kullandık mı ve memnun muyuz diye sorup duruyordu da...
Bu mühürümüz de çok güzel.Daha ufak ve çerçevesi de var.Bakalım beğenecek misiniz?
Bu sabah o dün yapılan Isırganlı Sabunlara basıp siftah ettik.

Diğer resimde de Firmamızın tüm ahşap işlerini çok güzel bir şekilde halleden Hüseyin Bey'in önceki hafta bize getirdiği sabun kurutma rafımızda kuruyan sabunlarımızı görmektesiniz.

Bugün de 2,5 Kg Sığla Sabunu yaptım.Yarın kalıptan çıkıp yeni mühürle tanışıp yeni rafta kurumaya bırakılacaklar inşallah...
Bu arada Sığla Sabunu ile yıkanan saçlar kepek ile vedalaşırlar.Bunu da söylemeden geçmeyeyim.::))

Birazcık tembellikten kurtuluyor muyum ne?

Samandıra'dan sevgiler...

1 Ekim 2011 Cumartesi

Sonbahar çok güzel....








Biraz ayakkabım çamurlandı ama olsun varsın..Güzel güzel resimler çekti bu arkadaşınız...

-Fil Kulağı bitkisinin kocaman yaprağındaki su damlaları....

-Bu da Nolina (=Şişe Ağacı) bitkisi.
Suyu sevmez,gövdesinin içi su dolu zaten...

-Bu kırmızı çiçekli,yaprakları tüylü olan da Episcia.Yazın dışarda idiler.Yakında seraya girecekler.Kışın seramızın içi anababa günü oluyor.Kaloriferli seramız 1 tane olduğu için herkes oraya koşuyor tabii...

-Bu iki minik Mavi Ladin fidesi ise Mayıs ayında ben Kanada'dan dönerken benimle beraber geldiler.Yeğenimin düğününde davetlilere hediye olarak verilmişti.10 gün valizimin içinde kapalı kaldıkları halde onları yaşattım çok şükür.
Bir tanesi biraz ufak ama o zaten öyleydi..:)

-Mum Çiçeği de durmadan açıyor...

Hafta sonu geldi...
Hafta sonlarımız (yani Pazar günlerimiz)çoğunlukla torunlarımıza endeksli.
Onlar gelecekse evdeyiz.Gelmeyeceklerse başka bir program yapabiliyoruz.
Bu da bu yaşlarda olmanın bir güzelliği diyeyim...

Samandıra'dan hepinize sevgiler....

28 Eylül 2011 Çarşamba

Exacum'lar,Liriope'ler,Saz'lar,Porsuk'lar...vs







Sonbahar durumundaki Fidanlığımızdan göstereceklerim şunlar var bugün:

-Porsuk ağacının kızarmış meyveleri...
Pek de severim kendisini.

-Bunlar da yanyana dikilmiş Beyaz ve Pembe Çiçekli Saz(=Cortaderia Selloana) lar.
Pembe çiçeklisi biraz nadir bulunur.Tam Pembe değil de gülkurusu rengidir.Güneşten tabii rengi sonbaharda böyle biraz açılıyor.

-Bu da Liriope Muscari ve güzel eflatun çiçekleri..
İdeal bir bordür içi bitkisidir kendisi.Bordürlerin içini tamamen doldurur.

-Bu da bizim kızımız Fatoş.Küçük Nar Fidan'larının yanında dinleniyor bülbülüm.
Rahmetli babacığım bu Fatoş'u çok severdi.Hep ikisi beraber dolaşırlardı.Adını da o koymuştu zaten.

-Bunlar da Exacum'lar.Minik eflatun rengi çiçekli bir ev bitkisi..
12 ay çiçek açar yavrucak...

Hava da biraz serinledi,yarın biraz daha serin olacakmış...Çok iyi...

Ben işlerime dönüyorum.
Samandıra'dan çok sevgiler....

25 Eylül 2011 Pazar

Bugün Pazar Evdeyim....







Bugün evdeyim.
Sabah erkenden bahçeye çıktım,biraz dolaştım ve de resim çektim.
Şimdi de size göstereyim.

-Kestane ağacından yapılmış bir oturma yeri.
Bunu da bize Hüseyin Bey yaptı.Cango'nun kulübesini ,tahta sabun kalıplarımızı yapan arkadaşımız.Kestane ağacı yıllarca çürümüyor.Güneşten ve yağmurdan da etkilenmiyor.Bunun bir de sehpasını yaptı .Artık kahvemizi üzerine koyacak bir minik sehpamız da olacak.

-Portakal Ağacı'mız bu sene meyveden yıkılıyor.İlkbaharda koyun gübresi vermiştik bütün ağaçlarımıza herhalde o iyi geldi.

-Bir gözü olmayan kedimiz Susam uyuyor.
Evde 4 kedimiz var demiştim ya işte onlardan birinin bir gözü yok,diğer bir tanesinin de ön ayaklarından biri yok...:(( Diğer ikisi normal.Yani her bişeyleri tamam maşallah...

-Bu da Muz fidanımız.Komşumuz Tuğrul Bey'in hediyesi..Yere dikeli daha 1 hafta oldu...

-İşte bizim köpeğimiz Cango...
Nasıl büyümüş mü bari? Evdeki amca onu günde 2 kere dolaştırıyor.Sabah beraber gidip gazete ve ekmek alıyorlar.Akşamüstü ise daha kısa bir tur atıyorlar beraber..

Bizim alarm da kamera da Cango'muz işte...

Hepinize Tuzla'dan sevgiler ve iyi Pazar'lar...

24 Eylül 2011 Cumartesi

Bizim Buradan Sonbahar Manzaraları...








Biraz silkelenip kendime gelmeye çalışsam da pek olmuyor.
Üzerimdeki berbat durum devam ediyor yav...
Çıkıp biraz resim çektim,size de göstereyim...

-Bu Mavi Yasemin(=Plumbago Capensis)
Pek severim kendisini.Antalya'da çok bol görülür ...

-Bunlar da Bodur Nar'larımız.Çiçek içindeler şu sıra.

-Bu da havuzda bir Nilüfer'in yaprağına örümcek konmuş da güneşleniyor kendisi..:)
Bu doğru değil işte..Şimdi olay şöyle gelişti:Bu arkadaş ben dolaşırken ağaçlardan üzerime atlamış demek ki.Kendisini aniden görüp de çılgın gibi silkelenince havuzdaki nilüfer yaprağının üzerine uçtu garibim..Çok korktum valla.Bir de bembeyaz kendisi ya,önce başka bir şey sandım:Akrep vs. gibi....
Neyse ki örümcekmiş sadece!!!

-Bu da Mercan kardeş...

-Bu bizim Dombili,yatmış çocuk istirahat ediyor...

Bizim durumlar böyle işte...Pek iyi değil ama toparlanırız sanırım..
Güzel şeyler de olacaktır eminim.
Sular bile dalgalanmadan durulmaz değil mi???

Güzel bir hafta sonu olsun inşallah herkese.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Beybi'm Melek Oldu Artık...

Dün sabah anlamıştım biraz,ama yine de konduramadım.
Bu sayfanın üstünde resmi olan (en iyi huylu kedisi dünyanın) Beybi'm ,benim, dün öğlen melek oldu uçtu...
Epeydir boynunda bir ur vardı ve yaşı da 15 olmuştu yavrumun...
Dün sabah alt kattaki küçük banyomuzun duşkabinine girip yattı..Yavrucak ölürken bile hiç bir yeri kirletmedi ipeğim benim.
Şimdiye kadar hiç kimseyi ne tırmalamıştı ne de ısırmıştı yavrum benim.
Bahçemizin en sakin köşesine emanet ettik kendisini..
Diğer arkadaşları da(4 tane daha var bizim evde) dünden beri çok sakinler ve hep bahçede takılıyorlar gariplerim.
İşte böyleyken böyle bizde durumlar...

Tuzla'dan sevgiler...

17 Eylül 2011 Cumartesi

Samandıra'ya Sonbahar Geldi Bile....







Şükürler olsun Allaha bugün o halsiz ve uyuz durumum sanki geçti gibi.
Felaket bir halsizlik ve de nemrutluk yapışmıştı yakama yav..
Bugün daha iyi hissediyorum kendimi ..Sana şükürler olsun yarabbim deyip duruyorum sabahtan beri.Nerdeyse 10 günü geçti hiç sabun bile yapamadım.Bugün yapmayacağım,biraz sonra Oyacan gelecek.Ortalığı topladım,dışarda otururuz.Masayı sildim filan.
Biraz da dolaşıp resim çektim.

-Üzümler (Isabella idi değil mi Lale Hnm.)olmuşlar.
Birazdan öğle yemeğimiz olan Çay+Simit+Beyaz Peynir'e eşlik edecekler.
-Bu da seranın içinden bir kalpkalbe karşı ve diğer arkadaşları.
-Dışarda dolaşırken bu kayısı rengi,hem de kokulu,gülü gördüm beni de çek dedi sanki...
-Porsuk'larda meyveler başlamış.Ama daha yeşiller.Kırmızıya dönünce yine gösteririm.
-Bu da vazife başında bir Salyangoz..:)
Bizim arkadaşlardan birinin deyişiyle:Salyangöz...

Hava ne aşırı sıcak ne de soğuk.Limonata gibi...

Hafta sonunuz da böyle güzel limonata gibi geçsin dilerim...

Samandıra'daki arkadaşınızdan sevgiler...