En iyi huylu kedisi idi dünyanın....

10 Kasım 2010 Çarşamba

10 Kasım 2010







-Sümbül ,Lale,Nergis,Çiğdem soğanlarımız geldi geçen hafta.Bu hafta da ekilmeye başlandı saksılara.Sümbüllerin bir kısmını görüyorsunuz.
-Bu da Sekoya Ağacı'nın gövdesi.Dolaşırken hoşuma gitti de size de göstereyim istedim.Bir kaç çeşit Sekoya var.Bu kışın yaprak dökmeyen cinsi.
Porsuk Ağacına benzer,tek farkı yapraklarının daha açık yeşil olması.Yaprak döken bir Sekoya daha var bizde.Epey uzaktalar onlar.Başka bir gün de onları göstermek isterim.
-Bugün Kumkuvatların sararanlarının ikinci partisi de toplandı.Burada gördüğünüz de o.Bir arkadaşa(?) gidecek bu parti..
-Itır çok sevdiğim bir bitkidir.Muhallebi yaparken içine bir kaç yaprak eklerim.
Burada da Itır'larımız görülüyor.
- 7-8 sene önce Çanakkale Seramik'ten bir Yılbaşı Hediye paketi gelmişti.Atatürk'ün el yazısı da görülüyor.O yıldan beri bu küçük odamın duvarını süsler...
Nurlar içinde yatsın güzel Atatürk'ümüz...

9 Kasım 2010 Salı

Beyaz Meyveli Mersin,Defneler Çiçek Açıyor vs....






Hava çok güzel bugün..Ilık,güneşli,tam bahar havası gibi.
Epey dolaştım bahçede.
Resimler de çektim tabii.Şimdi onlardan bazılarını size de göstereyim.
-Bu Tütün Çiçeği.
Hala canlılar.Bizde Beyaz'ı ve Pembe'si var.Hafif kokuludur kendileri.
-Bu da Defne'nin çiçek açmadan önceki goncaları.Bu dişi Defne.Çiçekler sonra siyah renkli zeytin gibi meyvelere dönüşecek.Defne tohumlarına yani.Bu tohumlardan da Defne Yağı yapılıyor.Çok da güzel sabunu oluyor defne yağının.
Erkek Defne ağacı da böyle goncalar yapar fakat onlar çiçeğe ve meyveye dönmez,dökülür giderler.
-Bu da beyaz meyveli Mersin.
Geçenlerde Leylak Hanım sormuştu hatta.Bu meyvelerin yendiğini duymuştum fakat emin değilim,onun için hiç denemedim.Yalnız yapraklarını ovalayınca ellerim mis gibi kokuyor.Baharatlı bir koku.
-Bu da Lale Ağacı'nın yapraklarının sonbahardaki görünüşü.
Lale Ağacı (=Liriodendron Tulipifera) güzel bir ağaçtır.Yaz başında Lale'ye benzeyen krem rengi çiçekler açıyor.Çiçekler yukarıya doğru dururlar ağaçta.Çok enteresan.Kıymetli bir ağaçtır.

Ben çıkıp biraz daha dolaşayım.
Fizik tedaviye gideceğim sonra da dirseğim için.
Hoşçakalın...

7 Kasım 2010 Pazar

Takunyaları ile Bülbül 'üm....






Dün akşamüstü veterinerden çıkıp Küçükyalı'ya evimize geldik Bülbül ile.
Yine 2 koca alçımız vardı.Yerine koyunca (evdeki küçük tuvalet maalesef,başka yerde gezinmesini istemeyen 1 tane amca ve 1 de ağbi var )kutuyu açıp dışarı çıkartmak istedim yavrucağı fakat çıkmadı ve direndi bana.Üzüldüm tabii.Ben de kuru mamasını ve suyunu o taşıma kutusunun içinde yedirip içirdim.Lambasını da söndürüp gidip yattım.
Sabah 5.00 de gittiğimde kutudan çıkmış ve ayakta duran bir çocuk karşıladı beni!!
Tuvaletten çıkıp peşimden oturma odasına da geldi..(amcalar uyurken)
Ben de bir kaç resmini çektim siz de görün diye...O kadar dua ettiniz ona biliyorum ben...
Diğer resim geçen hafta Pazar günü Maya(torunum) ve babası Parkta oynarlarken...
Bu Pazar hasta olduğu için gelemedi yavrucak...Haftaya inşallah....
Herkese güzel günler...
Hava da çok güzel ,her şey de çok güzel...
Allaha çok şükür....

6 Kasım 2010 Cumartesi

Yapraklar kızardı...








-Önce Arapsaçı..
Çok severim bu bitkiyi.Dış mekan için çok güzel bir yer örtücüdür.Soğuğa da dayanır..
-Bu da sonbaharda kızaran yapraklarıyla bir Akçaağaç:Acer Palmatum yani..Bir süre daha böyle kalacak,sonra yapraklarını dökecek..
-Bu daaa bir Sümüklüböceğin Zeytin Fidanına tırmanırkenki görüntüsü...
Çok şirin değil mi?
-Bodur Ateş Dikeni (=Pyracantha)
Bu mevsim her yanda görürsünüz.Bu boduru.Boylusu da olur.
-Mersin Bitkisi..Yani Myrtus Communis..
Yapraklarını ovalayınca çok hoş baharatlı bir kokusu var.Parfümeride kullanılıyor.
Bir de meyveleri yenebilen Yaban Mersini oluyor.Yani Likapa.Bu o değil.
Elimizde Likapa kalmadığı için onu gösteremiyorum şu an...

Biz az sonra gidiyoruz Bülbül ile yine Vet. e...
Bize dua edin olur mu?
Sağolun..

4 Kasım 2010 Perşembe

Çok güzel bir hava var bugün.....







Güneşli,ılık çok güzel bir gün bugün...
Epey dolaştım dışarda.Dün de biraz resim çekmiştim.Şimdi dünkü resimlerle bugünkülerden seçtiklerim.
-Kadife Çamı (=Cryptomeria) ların minik kozalakları çok hoş değil mi?
Bu çam Salon Çamı (=Arokarya) na çok benzer fakat Kadife Çamı iç mekanda olmaz.
-Malta Eriği çiçek açacak neredeyse.Goncalar başlamış ...
-Dün bir arkadaşım gelmişti onunla dolaşırken yere düşmüş kestanelere baktık fakat hiç biri de yenecek gibi değildi..İşte böyle miniciklerdi...:)
Kargalardan kalmıyor ki...Ceviz ve Kestaneyi çok seviyorlar nedense...:(
-Gezerken Porsuklara da baktık dün.Bir Porsuk fidanının dalında örümcek yuva yapmış.Güneş de vurunca ışıl ışıldı..Hoşumuza gitti.
-Geçen sene bir Kestane ağacımız kurumuştu.Biz de onu kesmiştik fakat 40 cm kadar kurumuş gövde bırakmıştık keserken.Yorulunca otururuz tabure niyetine diye. Hep böyle yaparız zaten.
İşte o kuru ağaç üzerinde mantarlaşma olmuş.Bu da onun resmi...

Bülbül'ü Avcılardaki İst. Üniversite'sinde tedavi ettirmemiz gerektiğini söylediler.Fakat tavsiye edilen Veteriner'e ulaşamıyorum sabahtan beri..

Bakalım ne olacağız...
Bize şans dileyin olur mu?
Teşekkürler...

1 Kasım 2010 Pazartesi

Şampuan,Ginkgo Biloba,Kabloyu kesmiş birisi,vs...







Sabah odaya girdim baktım Pos Makinası'nın birinde ışık yok.Ne göreyim:Bülbülüm gece
oyun olsun diye kabloyu dişleyip koparmış.Arkadaşım alıp elektrikçiye götürdü de yeni bir uç taktılar.
-Şimdi ben de yerdeki bütün uzatma kablosu vs. yi alıp yukarı çıkardım.Zaten geçen hafta da Zirai İlaçları başka yere gönderdiydim.Aynen küçük çocuk gibi bu valla.
-Geçen hafta fırsat bulup Şampuan yapamadım ve çok az stok kalmıştı.Hemen o işe koyuldum.Size de pişerken nasıl oluyor göstereyim istedim.Daha koku ve renk verilmemiş hali bu.Yarın sabah tekrar pişirilip öğleye doğru bitmiş olacak.
-Bahçede dolaşırken baktım Ginkgo Biloba ağaçlarının yaprakları Limon gibi sararmış artık.Bu ağaç tıbbi bitkilerden olup yapraklarının damar açıcı özelliğinden dolayı unutkanlık ve Alzheimer hastalıklarına karşı kullanılır.
Tebokan Ginkobil vs adlı ilaçların içinde Ginkgo Biloba yaprağının özü bulunur.
-Yarım metre boyunda ufak Portakal fidanlarımız vardı,onların yanına gidince gördüm ki bazıları bir tanecik meyve yapmışlar.

Şampuan ile meşgul olmam gerekiyor.
Hoşçakalın arkadaşlar...
Güzel haftalar hepimize inşallah..

30 Ekim 2010 Cumartesi

Alçılı Çocuk....





Dün öğleden sonra Vet. ağbimiz geldi Bülbül'ü kontrole.4 tane iğne yaptı ipeğime.B vitamini,C vitamini ,Kalsiyum vs.İğnelerde hiç sesi çıkmadı.Sonra da ön ayaklarını alçıya aldı...Gerçek alçı değil ama alçı gibi sabitledi yani.Kalın karton+Pamuk+Gazlı Bez üçlüsüyle alçı gibi bir şey oldu aynen.Vet. ağbi gittikten sonra başladı çocukta huzursuzluk..Hiç basamıyor,arka ayaklarından kuvvet almaya çalışıyor yavrum ve yana devriliyor.3 gün dayanın dedi giderken...:(
Ben çıkarken de tabii aklım onda kaldı.Ev halkından korkmasam onu da eve getirecektim yani o kadar içim sıkıldı durumuna.Gece kalkıp kalkıp saate bakıyordum sabah oldu mu diye.Neyse 6.00 da fırladım yataktan,kahvaltımı aceleyle yapıp çıktım yola.Geldim ki ne göreyim: Bülbül efendi alçının (!) birini söküp atmış yere ve diğer alçısıyla fır dönüyor etrafta..Onu öyle görünce nasıl sevindim anlatamam.
Dün üzüntüden 2 alçısıyla resmini çekmemiştim.Bunlar bugün çekildi.Baktım ikinci alçı ile de uğraşıyor ben de ona zahmet olmasın diye çıkardım..Çok sevindi yavrucak.İşte size de bu pozu verdi...