En iyi huylu kedisi idi dünyanın....

17 Eylül 2010 Cuma

Meşhur Altın Çilek...ve diğerleri...





Günaydın...
-Sabah temizlikleri yapılan ipeklerimize hala güzel yuvalar bulamamanın ezikliğini yaşıyorum..Tek çare görünüyor...Barınak....Maalesef.
Onlar benim gözümün içine bakıyorlar oysa..Bu çok zoruma gidiyor.
-Bu bitki bir süs bitkisi olup adı:Solanum Pseudocapsicum..
Türkçe ismi olmadığı için söyleyemiyorum.
Bahçelerde boylanmayan ve yapraklarını dökmeyen ve üzerindeki bu Çeri Domatese benzeyen tohum çanakları ile çok dekoratif bir bitkidir kendisi.
-Bu da meşhur olan Altın Çilek...Latince ismi:Physalis Alkekengii...Epey uzun ama kısaca Fisalis de denir...
Meyve olduğu geç anlaşıldı bu arkadaşın.Epey de fiyatı yüksek bir meyve hatta.
Tazesi de yeniyor,kurutulmuşu da...

Bugün pek yazı yazmak gelmiyor içimden..Sıkıntım var desem?
Allah hayırlısıyla herkesi feraha çıkarsın inşallah..

13 Eylül 2010 Pazartesi

Doğal Mum Güzel Oldu.....



Sabah gelir gelmez önce ipeklerimizi temizlemeye koşuyorum.Bol gazete ile geliyorum zaten.Evdekilerin neredeyse ellerinden alıyorum gazeteleri..:)Bu yavrularla gazete tüketimimiz arttı epey.
Sonra da Atölye'ye girdim.Doğal Mum'larıma baktım ve birini yaktım..Öyle güzel yanıyor ki..Bu kadarını beklemiyordum.Mersin esansı ile birini kokulu yapmıştım.Yanarken de hafiiiif bir koku salıyor.Fakat piyasadaki kokulu mumlar gibi buram buram değil..
O kokulu olanı ,toprak bir bardak elime geçti o gün,ona döktüm..Bakın şirin olmamış mı? Şimdi malzemeciye klips ısmarladım.Yarın bana ulaşır kargo ile.Klips mumun fitilini bardağın veya mum kalıbının dibine tutturmak için kullanılıyor.Fitil mumun tam ortasından geçsin ve düzgün dursun diye.Bende bu malzeme yoktu,o gün fitili bardağın dibine zamk ile yapıştırdıydım mecburen..:)

İnşallah ülkemiz güzel günler görsün diyorum...

12 Eylül 2010 Pazar

Yağmur,Ayşe'miz üşümüş ve de Yaprak güzeli....






Bugün Samandıra'ya geldim,Pazar olduğu halde.
Torunum gelmeyecekti ondan.
Sabah 9.00 da vatandaşlık görevimi yerine getirdim ve dooooğru buraya geldim.
Hava çok güzel..Seriiiin,yağmurluuuu....Ooooooooh daha ne isterim ki...
-Fındık fidanının yapraklarını gördünüz mü yağmurdan ıslanmış...
-Bu da bizim kazan dairemizin çatısı.İşte o da ıslanmış yağmurdan..Ne güzel.
-Kedilerimizden Ayşe'miz üşümüş yavrum.Kendileri için hazırladığımız yataklardan birine girip yatmış..Bunlar bütün yaz boyu hep taşlara serilip yatıyorlardı...
-Bu da yeni Nikah Şekeri yerine Kolyos çiçeğimiz.Bu hafta web sitemize eklenecek inşallah.Küçük yapraklı Kolyos vardı zaten,bu da onun iri yapraklısı...-
Biraz önce Doğal Mum yaptım 2 tane..Doğal Mum da neyin nesi demeyin.
Piyasadaki tüm mumlar petrol türevi olan hammaddelerle yapılıyor.Parafin,Stearik Asit gibi...Tabii bunlar da yanarken ortama bazı maddeler veriyorlar allah razı olsun...:)
Halbuki Doğal Mum'da sadece Zeytinyağı ve Balmumu var...Bu bir deneme idi.
Hele bir donsun da yanışını da izleyelim..:) Memnun kalırsam imalatına hız veririm ...
Bizden haberler böyle...

Allah bu güzel ülkeme ve halkımıza yardım etsin,yüzümüze baksın ....
Çocuklarımıza ve onların evlatlarına da yardım etsin inşallah diyorum..

Yarın çok güzel bir güne uyanırız inşallah...
Sevgiler Samandıra'dan hepinize.

10 Eylül 2010 Cuma

Bayramın İkinci Günü...






Alışkanlık olsa gerek bu sabah da erkenden uyandım.
Buradaki bahçemizde baktığım kimsesiz kedilerim var.Onlara yem verdim.Sularını tazeledim ve de su kapları yosunlanmış geçen haftadan beri,onları da temizledim.
Ben yokken mamalarını veren bir tanıdık var.Fakat ondan su kaplarını ovmasını da isteyemem tabii.Bunu ben yapıyorum her gelişimde.Bu yaz sürekli kalamadık.
Yanımızdaki boş arsada bir inşaat başlamıştı ondan.Neyse 2 hafta önce bitti ve yeni komşumuz taşındı..Güle güle otursunlar.Güzel de bir ev oldu.

Ben önce arka bahçemizden resimler göstereyim istedim.Çünkü çok gururlandığım bir Sakız Ağacı'mız var.Onu görmenizi istedim.
-İlk resim Reçellik gülüm...Kopkoyu bordo rengi aslında ama burada açık çıkmış...
Misss gibi kokuyor.Küçük olduğundan bu sene sadece 3 çiçek açtı.Seneye herhalde küçük bir kavanozu dolduracak kadar reçelimiz olabilir diye umuyorum.
-İşte Sakız Ağacımızın yakın plan yaprakları..
Yapraklarını ovalayınca buram buram sakız kokuyor yaw..
-Bu da Sakız ağacımızın uzaktan görünüşü..
Öndeki antik görünümlü çeşmeyi de oğlum ve kızım 10 yıl önce bana anneler gününde hediye etmişlerdi yavrucaklarım...
Bu arada Sakız Fidanlarını 7 sene önce Alaçatı'da Metin Gemici isimli sakız sevdalısı bir üretici var.Sadece Sakız Fidanı üretimi yapıyor,ondan almıştım.Kargo ile yolladıydı.Hiç fire vermedi.2 tanesi burada dikili,diğerleri satıldı.Son 1 tane kalmıştı onu da sevdiğim bir dosta hediye verdim.Babam için başsağlığına gelmişti.
Düşündüm ki bu fidana o da babam gibi çok güzel bakacaktır.Onun bahçesine gidince fidancık da mutlu olacaktır.Ünlü olduğu için adını yazmıyorum...
-Bu da kabak budama geçirmiş olan yaşlı Zeytin Ağacımız !!!
Biraz fazla budadı bizim arkadaşlar ama sanırım 2 seneye kalmaz yine bol mahsul verir.Bu ağaçtan topladığım zeytinlerle çok güzel sele zeytini oluyordu ...

Şimdilik bu kadar .Daha bir kaç resim var ama sırada bir bayram ziyaretimiz de var..
Diğer resimleri de yarın gösterebilirim..
Hoşçakalın...

9 Eylül 2010 Perşembe

Bugün Bayram....




Rahmetli Barış Manço'nun Bugün bayram erken kalkın çocuklar ...diye başlayan ne güzel bir şarkısı vardı...
Biz de bu sabah erken sayılacak bir saatte kalktık..
Kahvaltıdan sonra da doğru Rahmetli Annem ile babamı ziyarete Küçükyalı Mezarlığına gittik.Bu ,mezarlıklardaki ,elinde su dolu kova ile koşuşan arkadaşlara çok kızıyorum.
Tamamen göstermelik,sahte hareketler bu koşuşmalar.
Yakınlarımızın mezarlarının yanına bir dahaki bayrama kadar uğramayacakları belli olduğu halde hepimiz bahşiş veririz.Neyse..
Oradan ver elini Ataköy.Kayınvalidemin evi orada.Onu ziyaret ettik.
Sonra çıkışta Bakırköy sahilde yemek yendi.
Oradan da eve uğrayıp 2 günlük giyecek ve yiyecek tedarik edilip Tuzla'ya geldik.
2 gece buradayız kısmetse.
Öğleden sonra ablamları ziyaret ettik bugün.Havuza girdik.Çay içtik vs.
Yukarıdaki resimler onların bahçesinden.
Yarın sabah da bizim buradaki minik bahçemizi resimlerim.
Güzel,mutlu bayramlar olsun hepimize...HAYIR'lı olsun hem de...

8 Eylül 2010 Çarşamba

Tohumluk Acı ve Tatlı Biberler ve Stevia'lar....





Bugün Arife..
Sabahtan beri dolaşıyorum ortalıkta.Bayramda 2 gün gelemiyorum o sebepten yapılması gerekenleri tesbit etme,buradaki merkeplerle ipeklerin yeme içme malzemelerini gözden geçirme vs. gibi önemli işlerim var yani...
-Tohumluk Biberlerimizi bu sene yanlışlıkla(!) çok göz önü bir yere yerleştirmişiz meğer.Her gelen geçenin biberlerimizi koparma hamlelerinden anladık bunu.
Seneye böyle bir hata yapmayız da..Bu sene nasıl koruyacaz bunları?
-Stevia'yı tanırsınız herhalde.Diğer adı:Şeker Otu'dur.
Yaprakları bal gibi tatlı olan çok yıllık otsu bir bitkidir.
Şeker hastaları için zararsız bir tatlandırıcı olduğu düşünülüyor.
Kışın yaprakları dökülüyor.Önceden toplanıp kurutulduysa kışın da kurusu kullanılıyor.Ertesi sene ilkbaharda tekrar canlanıp yapraklanıyor tabii,onun için çok yıllık bitki deriz.

Bugün omuzum tekrar hafifçe ağrımaya başladı sanki..Acaba yoruldum diye mi?
Birazdan eve gideceğim.Akşama misafir var.
Yemek hazırlamaya koyulurum gidince..

Hepimize sağlıklı ve mutlu güzel bayramlar dilerim...

6 Eylül 2010 Pazartesi

İpeklerimden haberler,Yeni dökülen Sabunlar,vs...







Cumartesi günü burada (Samandıra tabii ki)hortuma takılıp uçmak şeklinde kötü bir düşme kazası geçirmiştim.Önce baktım bir şeyim yok gibi,kalktım ayağa.
Fakat saat 15.00 e doğru,yani 2 saat sonra omuzum ağrımaya başladı.Gitgide arttı.Hemen yola çıktım eve gideyim diye.Neyse eve vardım.Ama çıkarken Sabun Batonunu Dipfriz'de unutmuşum tabii..:(
1,5 gün dinlenmek iyi geldi galiba bir de eşim sağolsun Voltaren sürdü,buz torbası filan yırttık yani.Bu sabah daha iyiceyim sanki.
Neyse sabah geldim ki benim baton sabunum olmuş bir buz kütlesi.Onun kesilmeden önceki resmini koydum buraya.
Diğer sabunlar da silikon kalıplardan çıkan Damla Sakızlı Sabunlar.
Diğer resimler de İpeklerim ve ben...
Sağlıklı,güzel günler dilerim hepimize...